İlk Görüşme ÜCRETSİZ

aynur@aynuraydiner.com

Modern Yaşam Tarzı ve Sağlık – Sessiz Bir Aşırı Yüklenme

Picture of Aynur Aydıner

Aynur Aydıner

Holistik Sağlık ve Beslenme Danışmanı

Hepimiz, yaşamı kolaylaştırması beklenen modern ve teknolojik gelişmelerle birlikte hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz. Ancak aynı zamanda hem özel hem de iş yaşamında beklentiler daimi biçimde artmakta. Sürekli ulaşılabilir olma hali, yüksek talepler, zaman baskısı ve bilgi yoğunluğu birçok insan için ise artık sıradan bir hal almış durumda.

Bu süreçte çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek var:
Sağlıksız bir çağda yaşamıyoruz — biyolojik olarak aşırı yüklenmiş bir çağda yaşıyoruz.

Giderek daha fazla insan, fiziksel ve ruhsal dayanıklılığının sınırlarına ulaşıyor. Genel iyi olma halindeki bozulmalar, kalıcı yorgunluk, içsel huzursuzluk, uyku problemleri, kişisel krizler ve nihayetinde hastalıklar; bu hızlanan yaşam biçiminin doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Bir Alman filozofun şu sözünü hatırlamak yerinde olur:
Sağlık her şey değildir ama sağlık olmadan her şey hiçtir.
Sağlık; yaşam kalitesi, performans ve içsel denge açısından merkezi bir rol oynar. Ne var ki çoğu zaman sağlığın değeri, onu kısmen ya da büyük ölçüde kaybettiğimizde fark edilir. Oysa sağlığın korunması, mutluluk ve hayatta neyin gerçekten önemli olduğu üzerine düşünmek için en doğru zaman, her şeyin hâlâ “yeşil bölgede” olduğu dönemdir.

Stres – Sadece Psikolojik Bir Olgu Değil

Günümüzde yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, stresin sağlık sorunlarının ve hastalıkların en önemli nedenlerinden biri olduğunu açıkça göstermektedir. Burada yalnızca psikolojik ya da duygusal stresten söz edilmemekte.

Stres, basitçe ifade etmek gerekirse; dışsal talepler ile bireyin sahip olduğu içsel kaynaklar arasındaki dengesizliktir. Biyolojik düzeyde ise stres; otonom sinir sistemini, stres hormonları eksenini (HPA ekseni), hücresel enerji üretimini ve yenilenme süreçlerini doğrudan etkileyen olgudur.

Modern yaşam tarzının;

  • Stres sisteminin sürekli aktive olmasına,
  • Enflamatuvar süreçlerin artmasına,
  • Enerji seviyelerinin düşmesine,
  • Onarım kapasitesinin azalmasına

neden olduğuna dair araştırmalar yapılmıştır.

Bilimsel veriler, kronik stresin enflamasyon üzerinden; tükenmişlik sendromu, depresyon, metabolik hastalıklar ( kronik stresin mitokondriyal enerji üretimine doğrudan etkileri – Picard ve ark., 2018) ve kalp-damar hastalıklarının gelişiminde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır,

(McEwen, 1998; Slavich & Irwin, 2014).

Zamanın Hastalığı No: 1 mi?

İster çocuk ister öğrenci, ister ebeveyn ya da yönetici olsun; işte ya da boş zamanlarda…
Stres artık her yerde. Günlük yaşamı başka hiçbir olgunun etkilemediği kadar derinden şekillendiriyor. Günümüzde stres, bireysel bir zayıflık değil; modern toplumların yapısal bir özelliği haline gelmiş durumda ve giderek zamanın 1 numaralı hastalığı olmaya doğru ilerliyor.

Sağlığa Yeni Bir Bakış

Sürdürülebilir sağlık; kısa vadeli çözümlerden ya da yalnızca semptomları bastırmaktan değil, insanın biyolojik, zihinsel ve duygusal bütünlüğünü modern yaşam koşulları içinde anlayabilmekten geçer.

Bütüncül bir sağlık yaklaşımı, yalnızca beslenme ya da hareketi değil; aynı zamanda sinir sistemini, metabolizmayı, hormonsal dengeleri, enflamatuvar süreçleri ve bedenin kendini yenileme kapasitesini de dikkate alır.

Belki de bugün asıl ihtiyaç duyduğumuz şey,
daha fazlasını yapmak değil;
bedenin, zihnin ve sinir sisteminin neye gerçekten ihtiyaç duyduğunu yeniden anlamaktır.

Sağlık; yalnızca hastalık yokluğu değil,
insanın modern yaşamın içinde biyolojik olarak yeniden regüle olabilme kapasitesidir.

Bu kapasiteyi desteklemek ise farkındalıkla başlar.

Arthur Schopenhauer’in de söylediği gibi:
Sağlık her şey değildir; ama sağlık olmadan her şey hiçtir.

Bilimsel Kaynaklar

  • McEwen BS. Stres aracılarının koruyucu ve zarar verici etkileri.
    New England Journal of Medicine, 1998.
  • Slavich GM, Irwin MR. Stresten inflamasyona ve majör depresyona giden yol.
    Psychological Bulletin, 2014.
  • Thayer JF, Lane RD. Nöroviseral entegrasyon modeli.
    Biological Psychology, 2000.

Picard M ve ark. Mitokondriyal psikobiyoloji.
Psychosomatic Medicine, 2018.